Vitamin Ester C

Vitamin Ester C

Vitamin Ester C Ester Star Antioksidan

Bir ananas, trabzonhurması ve lezzetli, olgun bir çileğin ortak noktaları nedir? Hepsi, görünüşünüzü yıllarca gençleştirebilecek bir madde olan C vitamini ile dopdoludur. C vitamini, her portakal suyu kartonunda ve sağlıklı ürünler satan dükkanda kolayca bulabileceğimizi düşündüğümüz için elimizin altında saydığımız bir maddedir fakat kırı­şıklıkları ve ince çizgileri yok etme konusuna gelince kısa bir süre öncesine kadar bilinmeyen maddelerden biridir. Neyse ki, birkaç yıl öncesinde yaptığım araştırma sayesinde C vitamininin yaşlanan cilde genç bir pırıltı verip pürüzsüz bir yüzeyi geri getirebildiği saptadım.

Öç alıcı Antioksidan

Daha önceki bölümlerde gördüğünüz gibi bir antioksidan olan C vitamini, serbest radikaller dediğimiz, hücrelerimize onarılmaz zararlar veren ve yaşlılığı hızlandıran saldırgan küçük molekülleri yenen bir maddedir. C vitamini üç star antioksidandan biridir, diğer ikisi E vitamini ve alfa Iipoik asittir.

C vitaminini bu kadar harika yapan nedir? C vitamininin restorasyon gücünün kökeni, onun antioksidan özelliğindedir. Bu çok önemli besleyici maddenin sağlığımız üzerinde oynadığı rolü burada kısaca görelim.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirir. C Vitamini, bakteri ve virüslerin saldırısına karşı vücudun ana savunması olan beyaz kan hücrelerini güçlendirir. Nobel ödüllü bilim adamı Dr. Linus Pauling, destekleyici C vitamininin bağışıklık fonksiyonu üzerinde harika çalıştığına inanıyordu. Araştırma, yeterince C vitamini almayan insanların soğuk algınlığından kansere kadar çeşitli enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı çok daha açık olduğunu ileri sürer. Ve gerçekten de öyledir.

Enerji vermeye yardım eder. C vitamini aynı zamanda diğer temel vücut kimyasallarının üretimine de yardımcı olur. Bunlardan biri olan L-karnitin, enerji üretiminde te­meldir. L-karnitin, yağları, enerjiye dönüştürüldükleri mitokondriaya nakleder. C vitamini eksikliği, L-karnitin düzey­lerini düşürerek hücrelerin enerji elde etmek için yağlan okside etmesini zorlaştırır.

Sinir Sistemi için önemlidir. C vitamini ayrıca, merkezi sinir sistemindeki (beyne rehberlik eder) sinirler ile periferal sinir sistemindeki (kas hareketini yönetir) sinirlerin iletişim

kurmasına yardım eden beyin kimyasalları, nörotransmit-terlerin üretilmesine yardımcı olur. Bu iletişim yeteneği olmadan berrak düşünemeyiz ya da vücudumuzu hareket ettiremeyiz.

Bu oldukça etkileyici bir sonuçtur. C vitamininin kalp hastalıklarına, katarakt oluşumuna ve yaşlanma ile ilişkili diğer hastalıklara karşı sağladığı korunmaya ilişkin yığınlarla çalışmadan ise bahsetmedim bile.

Önümüzdeki bölümde, C vitamininin cildin -yaşlı cilt de dahil- restorasyonundaki şaşırtıcı gücünü göreceksiniz.

C Vitamini Cildi Nasıl Korur?

Aslında bizi bir arada tutan güçlü bağlayıcı doku kolejen üretimi için C vitamini gereklidir. Kolejen olmasa kelimenin tam anlamıyla “dağılırdık”, çünkü bu protein iskeletimizi bir arada tutar, kaslarımızı kemiklerimize bağlar ve organ­larımızı ve derimizi yerinde tutar.

C vitamini, iltihaplanmayı iyileştirme konusuna gelince neredeyse mucizevi bir şekilde çalışır. İşte bir örnek.

Connecticut, New Haven’daki Yale Tıp Merkezi’nde pediyatrik eğitimim sırasında bir grup doktor, C vitamininin, ciğer iltihaplanmasının bir biçiminin neden olduğu astım hastalığı üzerindeki etkilerini araştırıyorlardı. Bu araştır­macılar, C vitamininin astımlı yetişkin ve çocuklara yüksek dozlarda verildiğinde bu kişilerin akut ataklarında azalma olduğunu gördüler.

Bu bilim adamları iki Önemli keşif daha yaptılar: İlki C vitamininin, araşidik asit denilen ve iltihaplanmaya neden olan kimyasalın üretimini engellediği; ikincisi ise C vitami­ninin gerçekte araşidik asidi iltihaplanmayı destekleyen kimyasaldan daha az zararlı başka bir grup maddeye dönüştürdüğüydü.

Bu araştırma, benim çalışmam için önemli noktalar taşıyordu. Ciğer dokusu, vücudun araşidik asit tarafından zarara uğratılan tek parçası değildir. Bu kimyasal, aynı zamanda sedef hastalığında ve kırışıklıklara yol açan mikro-yaralanmalarda da rol oynar.

Başarısızlıktan Umuda

C vitamininin cilde uygulandığında cildin iltihap formlarından bazılarını, özellikle de sedef ve güneş yanığını hafifletmeye yardımcı olduğunu görmem gerekiyordu. Bu tip sorunları olan bazı hastalarımdan, etkilenmiş bölgelerine su ve C vitamini solüsyonu uygulamalarını istedim. Topikal C kırmızı­lığı ve ağrıyı azaltıyor göründü, fakat umduğum boyutlarda değildi. Bir gün sorunun C vitamininin kendisinde değil vitaminin çözünürlüğünde olduğunu fark ettim.

Vitaminin çözünürlüğü -suda ya da yağda erisin- hücre­nin hangi bölümüne gireceğini belirler. Antioksidan vitamin­lerde çözünürlük, vitaminin hücrenin hangi parçasını serbest radikallerden koruyacağını da belirler.

C vitamininin doğal formu olan L-askorbik asit suda erir. Bu yüzden yalnızca hücrenin çoğunluğu su olan içine verilebilir. Bu yüzden L-askorbik asit hücrenin içinde top­landığı için serbest radikallerin hücrenin dış kısmına verdiği zararı önleyemez. Ayrıca L-askorbik asit çok asidiktir, bu da onu cilt için fazla tahriş edici yapar. Bozulması da çok hızlıdır, gücünü 24 saat içinde yitirir.

Bu yüzden C vitamininin cilde sürülebilen ve serbest radikal değişimi önlemede daha etkin bir formu için yeni bir araştırmaya başladım. Araştırmam beni askorbil palmitik asit tuzu olarak adlandırılan ve vitamin C ester olarak bilinen maddeye götürdü.

Büyük Buluş: Vitamin C Ester

Vitamin C ester, L-askorbik asidin -basit C vitamini- palmiye yağından elde edilen yağ asidi ile birleştirilmiş şeklidir. Bir asit ile bir alkol arasındaki kimyasal bağ, ester ilişki olarak adlandırılır. Az miktarda palmiye yağına C vitamini molekülü eklemek çok önemli görünmeyebilir, fakat C vitaminini cilt için ideal uygulama yapmada anahtar olmuştur. Vitamin C ester ile L-askorbik asidi karşılaştırırken ilk gördüğüm esterin asidik olmadığıydı. Bileşim hiç tahriş edici değildi ve açık yaraya bile yanmaya neden olmadan verilebilirdi. Bu önemliydi çünkü C vitamininin L-askorbik asit formunu güneş yanığına uyguladığımda asidin tahriş edici (iltihap­lanmayı destekleyici) etkileri vitaminlerin anti-iltihapsal aktivitesini etkisiz hale getirme eğilimindeydi.

L-askorbik asidin çok önemli bir başka sakıncası daha vardı: fenton reaksiyon adı verilen bir şeye neden oluyordu. L-askorbik asit formundaki C vitamini, demir ile kontak kurduğunda (ve cildiniz demir ile dolduğunda) hidroksil adlı bir çeşit tehlikeli serbest radikal üretir, bunun L-askorbik asidin ciltte kaldığı zaman uyardığı kızarıklık ve tahrişten sorumlu olduğuna inanmaya başlamıştım. Kısacası, L-askorbik asit formundaki C vitamini hasar görmüş cildi onarma konusunda yarardan çok zarar verir.

Vitamin C esterin bir başka Önemli niteliği, asidik kuzeninden farklı olarak yağda çözünür olmasıdır, bu cilde kolayca nüfuz edebileceği anlamına gelir. Ayrıca yağda çözünür bir madde olarak vitamin C ester, hücreyi saran ve temel olarak yağdan oluşan ince zara -hücre plazma zarı-nüfuz edebilir. Gerçekten vitamin C ester, serbest radikallerin en çok zarar verdikleri yer olan hücrenin dış bölümünde maksimum koruma sağlar.

Vitamin C esterin emiliminin artışı Proctor&Gamble’daki bilim adamları tarafından ölçülmüştür. Vitamin C esterin, L-askorbik aside göre çok daha çabuk emildiğini ve düzeyleri on kez yüksek başardığını gösterebilmişlerdi.

Vitamin C esterin bir başka büyük avantajı istikrarıdır.

L-askorbik asitten farklı olarak kremlere ve losyonlara karıştırılabilir ve gücünü aylarca -hatta yıllarca- bozulmadan koruyabilir.

Sonuç olarak bu mü­kemmel bir “cilt vitamini” miydi? Böyle olduğunu düşündüm, fakat emin olmak için çalışmalarımı sürdürdüm.

Teorimi test etmek için, yeniden güneş yanıklarını iyileştirmeyi denedim. Yapay bir ultraviyole ışık kaynağı  kullanarak kadın ve erkeklerin kollarının alt bölümlerinde ufak güneş yanıkları ürettim. Sonra iki gruba ayırıp biri C ester içeren diğeri ise içer­meyen iki krem uyguladım. Denekler, kremleri her dört saatte bir tekrarladı.

Bir, iki gün içinde vitamin C ester uygulanan yanıklar tümüyle iyileşti. “Sahte” kremi uygulayanlar daha uzun süre kızarık kaldılar. Bu bulgular güçlü şekilde vitamin C esterin başarılı bir şekilde iltihaplanmayı destekleyen araşidik asidi yaratan serbest radikallerle mücadele ettiği izlenimini verdi.

Bu kez, sedef hastalığı üzerinde vitamin C esterin herhangi bir etkisi olup olmadığını görmek üzere ikinci bir çalışma yürüttüm. Bir kısım sedef hastası vitamin C ester kremi ya da plasebo krem aldı. Sekiz hafta sonra, vitamin C ester alan hastalardaki gelişme açıktı, yalnızca losyon (plasebo) kullananlarda ise sonuç tersiydi.

Vitamin C esterin, insan cildinde kolejen ve elastin üretimine yardımcı hücreler olan fıbroblastlann büyümesini teşvik ettiğini bulan parlak hücre biyologu Dr. Olga Marko’nun araştırmasından yardım aldığım için şanslıydım. Bu bulgu, vitamin C esterin kolejen üretimini artıracağının ve daha genç görünümü destekleyeceğinin ipucunu verdi.

Kavanozda Gençlik

İlk antioksidan temelli anti-aging deri tedavilerinden birini geliştirmekte olduğuma inanmıştım. Aynı yıl, 1987’de bulgularımdan çok emindim ve vitamin C esteri cilt tedavi­sinde kullanmayı mümkün kılan prosesin patentini almaya başladım.

Fakat en memnun edici şey vitamin C esterin hastalarım üzerinde gösterdiği inanılmaz sonuçlara tanık olmaktı.

Örneğin üç oğlan çocuğu annesi Patricia, o günlerde New Jersey’de yaşamasına karşın, güneşe tapanların toprağı olan güney California’da büyümüş ve cildi de bunun bedelini ödemişti.

“Orta renk ciltli bir esmerim, fakat 42 yaşında cildimi korumadan uzun süre güneşe maruz kaldım,” demişti Patricia. “Kozmetik cerrahiye hazır değildim, fakat burnumun çevresinde başlayan gülme çizgilerinden ve dudağımın üstündeki kırışıklıklardan rahatsızdım.”

Patricia güneşten zarar gören cildine, benim klinik denemelerimde ilk kez kullandığı vitamin C ester de dahil hiçbir tedavinin yardım edeceğini sanmıyordu.

“Bütün yaptığım, yüzümü normal temizleyicim ile yıkadıktan sonra vitamin C ester kremini iki kez sürmekti,” diyordu Patricia. “30 gün sonra, çok şaşırmıştım. Cildim parlamış, yeniden canlanmıştı. Daha sıkılaşmış görünüyordu. Kırışıklıklarımsa yalnızca solmakla kalmadı, bazıları gerçekten kayboldu. Çok aydınlık görünüyordum, bir gün kayınvalidem bana baktı ve ‘Neler oluyor? Yeni bir bebek bekliyor gibisin,’ dedi” diye aktarıyordu Patricia.

Hastalarımdan bir diğeri olan Nancy de, çarpıcı sonuçları gördü. “İki ya da üç yıl önce, gözlerimin çevresinde kırışıklar ve üst dudağımda çizgiler fark etmeye başladım,” diyordu, 46 yaşındaki psikiyatri danışmanı Nancy. “Sigara içmem yüzünden olduğunu biliyordum. Ayrıca sarışın bir cildim var ve güneşin zararlarına karşı fazla duyarlı olduğumun farkındayım. Dr. Perricone’un ofisine geldim ve ‘Lazer terapisine, kolejen enjeksiyonuna ihtiyacım var, hemen bir şey yapın çabuk!’ dedim” diye anlatıyordu Nancy.

Nancy’nin bütün ihtiyacı, vitamin C ester ile altıncı bölümde okuyacağınız ve yaşlanan cilt üzerinde neredeyse mucizeler yaratan lipoik asidin dahil olduğu topikal bir antioksidan rejimiydi.

“İki ay sonra sonuçları görmeye başladım,” diye bildirdi Nancy. “En dikkati çeken değişim, ince çizgilerin yanı sıra derin olanların da azalması idi. Cildim sıkılaştı. Şimdi fazla makyaj yapmıyorum ve lazerlere ya da diğer tedavilere ihtiyaç duymuyorum.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. yildiz yilmaz dedi ki:

    merhaba bu mucize gercekten ben hapini kullaniyorum.benim cildimde çil var ve kesinlikle gü eş kremi uygulamadan disari cikmiyorum tatillerim zehir oluyor ve her tatil donusu cildimi korudugumu sandigim halde cildim cok fazla leke oluyordu.acici kremler mi.bitkisel kurlermi neler neler denedim ama artik icten bi cozum olmasi lazim diye arastirip durdum.her arastirdigimda cok yoruluyordum taki bir gun kadinlar klubunun sayfasinda bir yoruma denk gelene kadar orda bir bayan cozumu nasil olmuşsa bulmuş konuşmaları bana inandirici geldi ve bende ester c yi hemen aldim.hapini aldim ve hergun bir kapsul yutuyorum sonuç muhteşem ötesi..ester c ayni zamanda sigaranin zararlarini azalttigi icin birakin lekeleri goz altiorluklarim yok oldu.kullanali yaklasik 1.5 ay oldu o bayan 3 ayda sonuç almis ama ben şu an inanin muhteşemim.zaten ben cok sigara icen ama asla.meyve tuketmeyen biriydim arastirdim zararida yok sizde arastirin eger cildinizde yara izi yanik izi goz alti morarmasi gunes lekesi sivilce lekesi gibi seyler varsa en azindan yaz aylarinda kesinlikle tavsiye ederim.

BİR YORUM YAZ
Yandex.Metrica